Düşük Maluliyet Oranına İtiraz Nasıl Edilir?
Kaza Rehberi Hukuk & Hasar Danışmanlığı · Güncelleme: Temmuz 2026
İçindekiler
- Maluliyet Oranına İtiraz Hakları
- İkinci Görüş Almak
- Üst Kurul Başvurusu
- Mahkeme Bilirkişi Süreci
- Gerekli Belgeler
- Örnek Durum
- Sık Yapılan Hatalar
- İtiraz Stratejisi ve Hazırlık
- Zamanlaması ve Temel Adımlar
- Sık Sorulan Sorular
- İkinci görüş için ayrı bir şehre mi gitmem gerekir?
- İtiraz sürecinde işe gidip gelmeye devam edebilir miyim?
- İkinci rapor daha düşük çıkarsa ne olur?
- Sigorta şirketiyle doğrudan anlaşmak her zaman kötü bir seçenek midir?
Rapor elinize geldi. Sayıyı okudunuz, içinizden "bu kadar az olamaz" dediniz. Belki yüzde 8 çıktı, siz aylardır fizik tedaviye gidiyorsunuz, kolunuzu tam kaldıramıyorsunuz. Belki yüzde 15 dediler ama artık eski işinizi yapamıyorsunuz. Oranla katılmıyorsunuz, ama nereden başlayacağınızı bilmiyorsunuz.
Kısa cevap: Maluliyet oranına dört ana yoldan itiraz edilebilir: raporu veren kurula yazılı itiraz, başka bir sağlık kurulundan (ya da Adli Tıp Kurumu'ndan) ikinci görüş, üst ihtisas kurulu başvurusu ve dava açılmışsa mahkemenin tayin ettiği bağımsız bilirkişi incelemesi. Rapor elinize geçtiği andan itibaren süre işlediği için ilk hafta içinde yol seçimi yapılmalıdır.
Maluliyet Oranına İtiraz Hakları
Kısa cevap: Aldığınız rapor tek başına bağlayıcı değildir; itiraz mekanizmaları gerçek ve işler durumdadır, ama her yolun süresi farklıdır.
Aldığınız rapor tek başına bağlayıcı değildir; itiraz mekanizmaları gerçek ve işler durumdadır:
- Raporlayan kurula itiraz: aynı kuruma yazılı itiraz dilekçesi göndererek raporun yeniden değerlendirilmesini isteyebilirsiniz
- İkinci görüş: başka bir sağlık kurulundan (üniversite hastanesi veya Adli Tıp Kurumu) yeni bir rapor aldırabilirsiniz
- Üst kurul başvurusu: bazı kurumların üst ihtisas kurulları vardır, onlara başvurabilirsiniz
- Mahkeme bilirkişisi: dava açıksa hakim bağımsız bir bilirkişi tayin ederek yeniden inceleme yaptırabilir
Dördü de gerçek yollardır, ama her birinin süresi farklıdır. Rapor elinize geçtiği andan itibaren saat işlemeye başlar, o yüzden ilk hafta içinde en azından hangi yola gideceğinize karar vermiş olmalısınız.
İkinci Görüş Almak
Kısa cevap: Üniversite hastanesinden rapor aldıysanız Adli Tıp Kurumu'na başvurmak en sık kullanılan yoldur; ATK raporu resmi adli makam olarak görüldüğü için mahkemede genelde daha ağır basar.
İlk raporu eksiksiz olarak ikinci kuruma iletin, saklamayın. İkinci görüşe giderken dikkat etmeniz gerekenler:
- Dilekçenizde neden oranla katılmadığınızı somut gerekçeyle yazın (örneğin sol kolunuzdaki hareket kısıtlılığının ilk raporda belirtilmediğini)
- Muayenede ilk raporun tam tersini iddia etmeyin, tutarsız bir hasta profili sizi zayıflatır
- O anda yaşadığınız gerçek sıkıntıları anlatın; abartmak da küçümsemek de raporu olumsuz etkiler
İkinci rapor bazen ilkinden ciddi farklı çıkar. Bu fark ortaya çıktığında iş genelde mahkemeye taşınır, çünkü sigorta şirketi büyük bir farkı kendiliğinden kabul etmez.
Üst Kurul Başvurusu
Kısa cevap: Adli Tıp Kurumu gibi bazı kurumların üst ihtisas kurulları vardır; üst kurula itiraz, dosyanın farklı ve daha kıdemli bir heyete yeniden inceletilmesi anlamına gelir ve genelde raporun tebliğinden itibaren birkaç ay içinde yapılmalıdır.
Üst kurula başvuru süresi, raporun tebliğ tarihinden itibaren kurumun kendi iç işleyişine göre değişir; raporu aldığınız günü mutlaka not edin. Dilekçede oranla neden katılmadığınızı yazılı gerekçelendirmeniz gerekir. Üst kurul dosyayı yeniden inceler ve kararını verir; bu karar çoğu zaman davanın da fiilen sonunu getirir, çünkü iki kademeli bir inceleme geçmiş olur.
Rapor elinize geçtikten sonra davaya devam edebilir ya da sigorta şirketiyle doğrudan uzlaşabilirsiniz.
Mahkeme Bilirkişi Süreci
Kısa cevap: Dava açıksa ve elinizde çelişen raporlar varsa hakim bağımsız bir bilirkişi tayin eder; bilirkişi genelde sizi yeniden muayene etmez, mevcut raporları inceleyerek görüş oluşturur ve bu görüş hakimin kararına doğrudan esas teşkil eder.
Dava açıksa ve elinizde birbiriyle çelişen iki rapor varsa, hakim bağımsız bir bilirkişi tayin eder. Bilirkişi süreci şöyle işler:
- Mahkeme taraflardan bilirkişi adayı önerisi isteyebilir, ama son kararı hakim verir
- Bilirkişi, sağlık alanında uzman, taraflardan bağımsız bir hekim ya da heyet olmalıdır
- Bilirkişi genelde sizi yeniden muayene etmez, elindeki raporları inceleyerek görüş oluşturur
- Bilirkişi raporu, hakimin kararına doğrudan esas teşkil eder
Bilirkişi seçiminde ve raporun içeriğine yönelik itirazda avukatınızın rolü önemlidir.
Bilirkişi raporunu aldıktan sonra hemen onaylamayın. Rapor elinize geçtiği andan itibaren genelde bir itiraz süreniz olur; bu süre içinde avukatınızla raporu satır satır okuyun.
Gerekli Belgeler
Kısa cevap: İtiraz sürecinde ilk maluliyet raporu, tüm tedavi kayıtları, görüntüleme sonuçları, kaza tutanağı ve çalışma durumunu gösteren belgeler eksiksiz sunulmalıdır.
İtiraz sürecine başlarken yanınızda bulunması gereken belgeler şunlardır:
- İlk maluliyet raporunun aslı veya onaylı sureti
- Kaza sonrası tüm hastane, ameliyat ve fizik tedavi kayıtları
- Varsa MR, tomografi, röntgen görüntüleri
- Kaza tutanağı ve varsa önceki bilirkişi incelemesi
- Çalışma durumunuzu gösteren belgeler, SGK hizmet dökümü ya da işveren yazısı gibi
Bu belgeler eksik olursa ikinci kurul ya da bilirkişi eldeki sınırlı bilgiyle yetinmek zorunda kalır ve bu genelde sizin aleyhinize sonuçlanır.
Örnek Durum
Otuz iki yaşında bir sürücü düşünün. Kazada sol bacağında kırık oluşmuş, ameliyat geçirmiş, dokuz ay fizik tedavi görmüş. İlk rapor düşük bir maluliyet oranı vermiş. Ama adam artık merdiven inip çıkarken zorlanıyor, uzun süre ayakta duramıyor, kurye olarak yaptığı işi bırakmak zorunda kalmış.
Avukatıyla konuştuktan sonra ATK'ye ikinci görüş için başvurmuş. Fizik tedavi kayıtlarını, MR görüntülerini ve iş bırakma belgesini eksiksiz sunmuş. ATK hareket kısıtlılığını daha ayrıntılı değerlendirip oranı önemli ölçüde yükseltmiş. Sigorta şirketi bu farkı kabul etmeyince dava açılmış, mahkeme bilirkişisi her iki raporu inceleyip ikisinin arasında bir orana karar kılmış. Süreç toplam sekiz ay sürmüş ama tazminat tutarı buna bağlı olarak ciddi biçimde artmış.
Sık Yapılan Hatalar
Kısa cevap: Süreleri kaçırmak, ilk raporu ikinci görüşten saklamak, avukat/doktora danışmadan sigorta şirketiyle anlaşmak ve tedaviyi aksatmak en sık görülen hatalardır.
- Rapor elinize geçtikten sonra aylarca bekleyip süreleri kaçırmak
- İkinci görüşe giderken ilk raporu saklamak, sanki bu oranı yükseltecekmiş gibi düşünmek
- Doktor ya da avukata danışmadan doğrudan sigorta şirketiyle anlaşmaya oturmak
- Fizik tedavi ve kontrol randevularını aksatmak, bu da raporda iyileşmenin tamamlandığı izlenimini vermek
- Tek bir kalemi (maluliyet oranını) yükseltmeye odaklanıp tedavi masrafları ve iş göremezlik kalemlerini gözden kaçırmak
İtiraz Stratejisi ve Hazırlık
Kısa cevap: Stratejinin merkezinde yalnızca oranı yükseltmek değil, tüm tazminat paketini (tedavi, iş göremezlik, gelecekteki bakım ihtiyacı) yeniden gözden geçirmek olmalıdır.
- Raporu bir hukuk müşavirine inceletin, tıbbi açıdan tutarlı mı diye bakılsın
- Alanında deneyimli bir hekimden yazılı görüş alın
- Yeni bir rapor çıkarsa, ilkiyle çelişen noktaları liste halinde çıkarın
- Dava sürecinde ilk ifadenizde maluliyet oranının açıkça sorulmasını avukatınızdan isteyin
- Ömür boyu sürecek tedavi ihtiyacınızı öngörüp bu kalemi de talebe ekleyin
Zamanlaması ve Temel Adımlar
Kısa cevap: İkinci görüş başvurusu rapordan sonraki ilk ay içinde yapılabilir; sigorta şirketinin teklifi paylaşmasından sonra 15 gün içinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulabilir.
- Rapor alındıktan sonra ilk bir ay içinde ikinci görüş başvurusu yapılabilir
- Sigorta şirketi teklifini paylaştıktan sonra 15 gün içinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulabilir
- Dava açıldıysa mahkeme bilirkişi tayini genelde ilk celseden sonraki birkaç ay içinde gerçekleşir
Vakit kaybetmeyin. Rapor elinize geçtiği gün avukatınızla oturup üç seçeneği masaya yatırın: tahkim mi, dava mı, yoksa sigorta şirketiyle doğrudan görüşme mi.
Sık Sorulan Sorular
İkinci görüş için ayrı bir şehre mi gitmem gerekir?
Kısa cevap: Hayır, aynı şehirde farklı bir üniversite hastanesi ya da doğrudan Adli Tıp Kurumu genellikle yeterlidir.
İtiraz sürecinde işe gidip gelmeye devam edebilir miyim?
Kısa cevap: Evet, ama çalışabildiğinizi göstermek bazı durumlarda oranı düşürücü bir kanıt olarak yorumlanabilir; bu yüzden avukatınıza danışın.
İkinci rapor daha düşük çıkarsa ne olur?
Kısa cevap: İlk raporunuz elinizde kalır, dava sürecinde hangisinin esas alınacağına mahkeme karar verir.
Sigorta şirketiyle doğrudan anlaşmak her zaman kötü bir seçenek midir?
Kısa cevap: Hayır, oran makul görünüyor ve süreç uzamasın istiyorsanız, avukat onayıyla makul bir anlaşma da tercih edilebilir.
Bu sorulara verdiğiniz cevaplar, hangi yolu seçeceğinizi netleştirir. Önemli olan, elinizdeki raporu sessizce kabullenmek yerine, hakkınızı bilerek adım atmaktır.
Son güncelleme: Temmuz 2026
Hak kaybı yaşamamak için profesyonel destek alın
Uzmanlarımız durumunuzu ücretsiz değerlendiriyor.
Sonraki Adım
Bu konuyla ilgili aracımızla hemen kendi durumunuzu değerlendirin.
İlgili Makaleler
Kazanç Kaybı Tazminatı: Çalışamadığınız Günlerin Karşılığı
Yaralanıp tedavi gördüğünüz süre boyunca çalışamadığınız için kaybettiğiniz gelir, karşı taraftan talep edilebilecek bir tazminat kalemidir. İstirahat raporu ve gelir belgesi hesaplamanın iki temel dayanağıdır.
Çocuklarda ve Emeklilerde Maluliyet Tazminatı
Çalışmayan iki grup için maluliyet tazminatı nasıl hesaplanır? Çocuklarda gelecekteki varsayılan kazanç, emeklilerde TRH 2010 yaşam tablosu ve yaşam kalitesi esas alınır.
Yaralanma Bölgesine Göre Maluliyet Oranları
Maluliyet oranı yaralanan vücut bölgesine göre değişir; yönetmelik ekindeki cetvellere dayanan yaklaşık aralıkları ve her bölgenin değerlendirme kriterlerini anlatıyoruz.
