Yaralanmalı veya Ölümlü Kazada Polis Çağırmak Şart mı?
Kaza Rehberi Hukuk & Hasar Danışmanlığı · Güncelleme: Temmuz 2026
İçindekiler
- Yaralanma ve Ölüm Halinde Polis Çağırma Zorunluluğu
- Ambulans mı, Polis mi: İkisi de Gerekli
- Olay Yerinin Korunması
- Anlaşmalı Tutanağın Geçersizliği
- Tazminat Bildirim Süresi ve Zamanaşımı
- Polis Tutanağı ve Sigorta Başvurusu
- Hastane ve Tıbbi Belgelerin Saklanması
- Sigorta Şirketinin Sorumluluğu
- Sık Sorulanlar
- Yaralanma çok hafifse yine de polis çağırmak gerekir mi?
- Karşı taraf tazminatı sözlü olarak ödemeyi kabul ettiyse polis çağırmama gerek var mı?
Trafik kazası yaşadığında, çoğu insanın ilk tepkisi anında sigorta şirketini aramak veya karşı tarafla anlaşmaya çalışmaktır. Ama eğer kaza sonucunda bir kişi yaralanmışsa veya hayatını kaybetmişse, tüm bu prosedür değişir. O noktada, polis çağırmak sadece makul bir tercih değil, yasal bir zorunluluk haline gelir. Aksi halde, kazaya karışan kişi kendisi ceza sorumluluğuyla karşılaşabilir.
Kısa cevap: Yaralanma ya da ölüm varsa 112 (gerekirse 155/156) aranması ve olay yerinde polisin gelmesinin beklenmesi yasal bir zorunluluktur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 81. maddesi kazaya karışanlara durma ve bildirim yükümlülüğü getirir; bu yükümlülüğü yerine getirmemek Türk Ceza Kanunu'nun yardım ve bildirim yükümlülüğüne ilişkin hükümleri (TCK madde 98) çerçevesinde cezai sorumluluk doğurabilir. Böyle bir kazada anlaşmalı (maddi hasarlı) tutanak tutulamaz.
Yaralanma ve Ölüm Halinde Polis Çağırma Zorunluluğu
Kısa cevap: 2918 sayılı KTK madde 81, kazaya karışan herkese olay yerinde durma, delilleri bozmama ve yetkilileri bilgilendirme yükümlülüğü getirir; bu yükümlülüğü yerine getirmemek TCK'nın yardım/bildirim yükümlülüğüne ilişkin hükümleri gereği cezai sonuç doğurabilir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 81. maddesi, trafik kazasına karışan herkese kaza yerinde durma, gerekli yardımı sağlama, delilleri bozmama ve yetkilileri (polis, jandarma, sağlık ekipleri) bilgilendirme yükümlülüğü yükler. Yaralanma ya da ölümle sonuçlanan bir kazada bu yükümlülüğü yerine getirmeden olay yerinden ayrılmak, Türk Ceza Kanunu'nun yardım ya da bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesine ilişkin hükümleri kapsamında ayrıca soruşturmaya konu olabilir.
Yaralanmalı kaza dediğimizde, bir kişinin en hafif şekilde yaralanması bile bu zorunluluğu tetikler. Ölümlü kaza ise, yaralanmanın sonuç olarak ölümle sonuçlanması halinde söz konusudur ve süreç doğrudan adli soruşturmaya dönüşür.
Ambulans mı, Polis mi: İkisi de Gerekli
Kısa cevap: Yaralanma varsa önce 112 aranır, ardından polis (veya jandarma) çağrılır; ambulans yalnızca tıbbi müdahale yapar, olay yerini incelemek ve resmi tutanağı tutmak polisin işidir.
- Acil çağrı yapın (112). Yaralanma veya ölüm varsa bu adım her şeyden önce gelir.
- Polis ya da jandarmayı çağırın (112 üzerinden ya da doğrudan). Şehir içindeki kazalarda polis, şehirlerarası yollarda jandarma yetkilidir.
- Olay yerini koruyun; ambulans yaralıyı hastaneye götürene kadar araçları ve delilleri olabildiğince olduğu gibi bırakın.
Ambulans veya itfaiye sadece yaralıya tıbbi yardım sağlar, soruşturma başlatmaz. Polis ise olay yerini korur, tutanak alır ve gerekiyorsa soruşturma sürecini başlatır. Bu yüzden yaralanmalı bir kazada her iki çağrı da gereklidir.
Olay Yerinin Korunması
Kısa cevap: Yaralı tahliye edildikten sonra araçlar ve deliller polis gelene kadar olabildiğince yerinde bırakılmalı; erken hareket ettirme, kusur tespitini ve delil bütünlüğünü zedeler.
Polis geldikten sonra, olay yeri mevzuat uyarınca korunmalıdır. Bu, başka araçları o yere sokmamayı, delilleri karıştırmamayı, kalıntıları silmemeyi ifade eder. Polis, fotoğraf çeker, ölçüm alır ve tanıkları dinler.
Eğer polis gelmeden araçlar kaldırılır ya da olay yeri temizlenirse, bu bir delil kaybına yol açar ve sonraki kusur değerlendirmesinde aleyhe yorumlanabilir. Yaralı varsa elbette onun hayatı önceliklidir; ambulans çağırıldıktan sonra yaralıyı kaldırmak ve hastaneye göndermek doğrudur. Ama sonrasında olay yerini kimse karıştırmamalı, polis gelişine kadar durum mümkün olduğunca korunmalıdır.
- Yaralanma veya ölüm varsa 112 çağrısı ve polis bildirimi zorunludur
- Bu yükümlülüğü yerine getirmemek cezai sorumluluk doğurabilir
- Olay yeri, polis gelişine kadar mümkün olduğunca korunmalıdır
- Tutanağı bu durumlarda polis düzenler, resmi belge niteliği taşır
Anlaşmalı Tutanağın Geçersizliği
Kısa cevap: Yaralanma veya ölüm varsa taraflar arasında anlaşmalı (maddi hasarlı) tutanak tutulamaz; kusur tespiti ve ceza soruşturması taraf iradesinden bağımsız olarak resmi makamlarca yürütülür.
Bu noktada çok önemli bir kural: eğer yaralanma varsa, siz ve karşı taraf arasında bir "anlaşmalı tutanak" yapılamaz. Anlaşmalı tutanak, her iki tarafın kusur oranı konusunda anlaştıkları, genellikle sadece maddi hasarlı kazalarda geçerlidir. Ama yaralanma veya ölüm varsa, bu tür bir tutanağın hukuki değeri yoktur.
Eğer siz ve karşı taraf yaralanmalı kazada birbirini affettiğini söyleseniz bile, bu polis soruşturmasını durdurmaz. Çünkü yaralanma, bireysel bir anlaşmayla ortadan kaldırılabilecek bir mesele değildir; kamu düzenini ilgilendirir.
Ama elbette, zarar talebinde (tazminat konusunda) taraflar kendi aralarında anlaşabilir. Örneğin hastane masraflarının, iş gücü kaybının karşı taraf tarafından karşılanacağı sözlü ya da yazılı olarak kararlaştırılabilir. Ama bu, ceza soruşturmasını ya da trafik suçunun takibini etkilemez.
Tazminat Bildirim Süresi ve Zamanaşımı
Kısa cevap: Bedeni zarara bağlı tazminat taleplerinde genel zamanaşımı süresi 2 yıl (haksız fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren) ile 10 yıl (fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren azami süre) arasında değişir; ceza kanununun daha uzun bir dava zamanaşımı öngördüğü hallerde o süre esas alınır. Süreler dosyaya göre değişebileceğinden, kesin süre için bir hukukçuya danışmak önemlidir.
Yaralanmalı kazada tazminat talebi için zamanaşımı süreleri, kazanın niteliğine ve ceza kanunundaki üst sınırlara göre değişebilir. Bu yüzden "aceleye gerek yok" düşüncesiyle başvuruyu geciktirmek risklidir; zamanaşımı süresi başlamadan önce tazminat talebinin sigorta şirketine ya da mahkemeye resmi olarak bildirilmesi gerekir. Sadece zihinde tutmak ya da sözlü olarak dile getirmek zamanaşımını durdurmaz.
Polis Tutanağı ve Sigorta Başvurusu
Kısa cevap: Polis tutanağı sigorta şirketine iletilmeli; tutanaktaki kusur tespiti (örneğin karşı tarafın kırmızı ışık ihlali) sigorta ve varsa mahkeme sürecinde belirleyici bir delil olarak kullanılır.
Polis tutanağı, sigorta şirketine iletilmelidir. Sigorta, kaza türünü, tarafları, yaralanma derecesini bu tutanaktan öğrenir. Yaralanma ciddiyse, sigorta şirketi kendi değerlendirme sürecini başlatır; özellikle karşı tarafta kusur varsa bu tespit tazminat sürecini doğrudan etkiler.
Polis tutanağında kusur tespiti varsa, sigorta bunu delil olarak kullanır ve bu, davada lehinize işleyebilir.
Yaralanmalı veya ölümlü kaza anında duygusal baskı çok yüksektir. "Sakın herhangi bir yere haber vermeyelim, anlaşalım" gibi bir tepki cezai sorumluluk doğurabilir. Yasal yükümlülüğü yerine getirin: polis çağırın, tutanağı alın, sonra tazminat için adımlar atın.
Hastane ve Tıbbi Belgelerin Saklanması
Kısa cevap: Yaralı hastaneye kaldırıldığında adli rapor ve tedavi belgelerini eksiksiz saklayın; bu belgeler ileride tazminat hesaplamasının temel dayanağı olur.
Yaralı hastaneye götürüldüğünde, bu bir hukuki kayıt olur. Hastane, giriş saati, teşhis ve tedavi sürecini kaydeder; bu bilgilere dayanan bir rapor ileride mahkemede ya da sigorta değerlendirmesinde belge olarak kullanılır.
Hastane raporunun yanında, isteğe bağlı olarak özel bir hekim muayenesi de yaptırılabilir; bu, yaralanmanın ciddiyet derecesini ve iyileşme süresini ayrıca belgeler. Tüm tıbbi belgeleri orijinal ve fotokopi olarak saklayın; hukuki bir başvuruda bunlara ihtiyaç duyulacaktır.
Sigorta Şirketinin Sorumluluğu
Kısa cevap: Kusur karşı tarafta ise onun zorunlu trafik sigortası yaralanma giderlerini karşılar; sigortacı reddederse dava veya Sigorta Tahkim Komisyonu yoluna başvurulabilir. Karşı taraf sigortasızsa ya da kaçmışsa Güvence Hesabı devreye girer.
Sigorta şirketi, yaralanmalı kazada yaralıların tıbbi giderlerini ve tazminatını, kusurun tespiti sonrasında ödemekle yükümlüdür. Kusur karşı tarafta ise, onun zorunlu trafik sigortası masrafları karşılar. Sigorta şirketi ödemeyi reddederse, önce yazılı itiraz, ardından Sigorta Tahkim Komisyonu ya da mahkeme yoluna başvurulabilir.
Karşı taraf sigortasızsa, aracı kaçmışsa ya da tespit edilemiyorsa, mağdurlar Güvence Hesabı'na başvurabilir; bu, sigortasız ya da kaçan araç kazalarında devreye giren, belirli teminat limitleriyle sınırlı bir güvence sistemidir.
Sigorta başvurusu mutlaka yazılı yapılmalıdır; sadece telefon görüşmesi yeterli değildir. Yazılı başvuru, sigorta şirketine 15 iş günü içinde yanıt verme yükümlülüğü getirir.
Sık Sorulanlar
Yaralanma çok hafifse yine de polis çağırmak gerekir mi?
Kısa cevap: Evet; yaralanmanın derecesi ne olursa olsun, en ufak bir yaralanma bile anlaşmalı tutanağı geçersiz kılar ve polis çağrılmasını gerektirir.
Karşı taraf tazminatı sözlü olarak ödemeyi kabul ettiyse polis çağırmama gerek var mı?
Kısa cevap: Hayır, sözlü anlaşma cezai bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; polis çağrılmalı ve resmi tutanak tutulmalıdır.
Son güncelleme: Temmuz 2026
Hak kaybı yaşamamak için profesyonel destek alın
Uzmanlarımız durumunuzu ücretsiz değerlendiriyor.
Sonraki Adım
Bu konuyla ilgili aracımızla hemen kendi durumunuzu değerlendirin.
İlgili Makaleler
Tutanağı Tuttum, Şimdi Ne Olacak? Süreç Haritası
Tutanağı tutmak işin sonu değil başlangıcıdır. Sigorta bildirimi, eksper incelemesi, kusur tespiti ve tazminat ödemesine kadar uzanan süreç genellikle 3-4 hafta sürer; itiraz veya karşı tarafın sigortasız olması bu süreyi uzatabilir.
Kaza Tespit Tutanağı Sorgulama: Tutanak No ile Durum Takibi
Tutanak numarasıyla Kaza Rehberi üzerinde tutanağınızın durumunu (oluşturma aşamasında, beklemede, tamamlandı, iptal edildi) sorgulayabilir, PDF çıktısını indirip sigorta şirketine iletebilirsiniz.
Geçici İş Göremezlik Tazminatı ve İstirahat Süresi
Yaralanma her zaman kalıcı sonuçlanmaz; istirahat raporunda belirtilen süre boyunca oluşan gelir kaybı, geçici iş göremezlik tazminatı olarak talep edilir. Süreyi doktor raporu, tutarı gelir belgesi belirler.
